Ali Gullu Homepage
Benlik Saygısı Nedir

Benlik Saygısı Nedir?

 


Harter(1990a)’a göre benlik saygısını “bir birey olarak kişi kendisini ne ölçüde sevmekte, kabul etmekte ve kendisine ne ölçüde saygı duymakta” sorusu ile açıklama çalışmıştır. Harter(1990a, 1990b) benlik saygısına ilişkin iki farklı kuramsal görüş sunmaktadır. Bunlardan birincisi, William Cames’in görüşüdür ki burada benlik saygısı bireyin belirli bir alanda algılanan başarısının oranı olarak görülmektedir ki birey burada başarıya odaklanmıştır. İkinci kuramsal görüş C. Horton Cooley’in olup, bu görüşe göre benlik saygısı kişinin kendisi için önemli olan kişilerin kendisini nasıl gördüğüne ilişkin algısıdır. Benlik saygısı ile diğer değişkenler arasındaki ilişkiler yoğun olarak araştırılmıştır. Düşük benlik saygısı, düşük yaşam tatmini, yalnızlık, depresyon, anksiyete, alınganlık ve sinirlilikle ilişkilidir(Rosenberg, 1985). Yüksek benlik saygısı, ailedeki aitlik algısıyla ilişkisi vardır(Blyth ve Traeger, 1988). Ayrıca yüksek benlik saygısı, okullarda akademik başarı(O’Malley ve Bachman, 1979) ile içşel kontrol, yüksek ailevi kabul ve olumlu kendini çekici bulma duygusu(Griffore, Kallen, Popovich ve Powell, 1990) ile ilişkili bulunmuştur(Chubb ve Fertman, 1997).

Erken adölesan dönemi boyunca benlik saygısı fiziksel gelişiminde içinde olduğu birçok faktör tarafından etkilenmektedir. Ergenlik zamanı(erken, zamanında ve geç) benlik saygısını etkilemektedir(Tobin-Richards, Boxer ve Petersen, 1983). Ergenlik zamanı, fiziksel değişmelere neden olup beden imajı algısını ve kendi bedeninden memnun olmasını etkilemektedir. Son zamanlarda genç adölesanlarda yapılan araştırmalarda ergenlik zamanının hem bedensel imaja ilişkin algı hem de benlik saygısı ile ilişkili olduğu saptanmıştır(Williams ve Currie, 2000).

Ergenlik zamanına ilişkin iki temel teori vardır(Brooks-Gunn, Petersen ve Eichhorm, 1985). Bunlardan birincisi olan Sapma Hipotezi(The Deviance Hypothesis)’nde(Alsaker, 1995) ergenlik zamanı ister erken ister geç olsun zamanında gerçekleşmeyen ergenlik, adölesanların adaptasyonunda sorunlara neden olur çünkü ergenlik zamanı adölesanları sosyal olarak farklı bir kategoriye sokar. İkinci hipotezde Gelişimsel Sınır Hipotezi(Developmental Stage Termination Hypothesis)’dir(Peterson ve Taylor, 1980). Bu hipoteze göre erken olgunluk gelişim sürecinde genci riske sokar çünkü onun bir takım rolleri ve aktiviteleri yerine getirebilmesi için gerekli olan beceriler henüz gelişmemiştir. Yani bu bakış açısı ergenlik zamanının bedensel imaj ve benlik saygısıyla ilişkili olduğunu göstermektedir (Williams ve Currie, 2000).

 

Ergenlik Zamanı ve Bedensel İmaj

Adölesan dönemi boyunca gelişen tutumlar ve kişinin fiziksel görünümü ile ilgili algıları kendini kabulün gelişimde önemli bir noktadır. Kızlar ergenliğe ulaştıklarında çeşitli fiziksel reaksiyonlar sonucunda bedensel görünümleri değişmektedir(Lamb, Jackson, Cassidy ve Priest, 1993). Bedensel tatminsizliğin boyutları cinayete göre değişmekte olup kızlarda daha farklı olmaktadır(Franzoi ve Shield, 1984). Bedensel tatminsizliğe yönelik genel eğilimler her iki cinste bacak, kalça ve popoya ilişkindir(Siberstein, Striegel-Moore, Timko ve Rodin, 1988; akt. Williams ve Currie, 2000).

Ergenlik zamanı ile ilişkili olarak zamanında oluşan ergenlik gelişimi kızlar arasında çekicilik ve bedensel imaja ilişkin olumlu duyguların gelişimine neden olmaktadır(Tobin-Richards, Boxer ve Petersen, 1983). Bununla beraber kaynaklar erken olgunlaşan kızlar zamanında ya da geç olgunlaşan kızlara göre(Peterson ve Crockett, 1985) bedenlerinden daha memnun olma eğilimi göstermektedirler. Yine erken olgunlaşan kızlar kendi yaş grubundakilere göre kilolarından da şikayetçidirler(Duke, Duncan, Ritter, Dornbusch, Gross ve Carlsmith, 1985; Stattin ve Magnusson, 1990), yani erken olgunlaşanlar görünüşleri açısından bir memnuniyetsizlik sergilemektedirler(Dorn, Crockett ve Petersen, 1988). Yine son zamanlarda yapılan bir araştırmada geç olgunlaşan kızlarda bu tür sorunlar pek gözükmemektedir(Brooks-Gunn, 1984; Silbereisen ve Kracke, 1997). Ergen olgunlaşan kızlarla karşılaştırıldığında zamanında ve geç olgunlaşanlar daha olumlu bedensel algıya sahiptirler(Simmons ve Blyth, 1987). Yine başka bir araştırmada da geç olgunlaşan kızların daha olumsuz bedensel algılarının olduğuna ilişkin anlamlı bulgular elde edilmemiştir(Blythe, Simmons ve Zakin, 1985; Richards ve Larson, 1993). Bununla beraber 13-19 yaşları arasındaki Norveç kız adölesanlar üzerinde yapılan(Wichstrom, 1998) araştırmada fiziksel görünüşte düşük kendini kabul açısından geç olgunlaşanların risk grubunda oldukları görülmüştür.

Mevcut araştırmalardan anlaşılmaktadır ki algılanan bedensel görünüm bedensel imajı etkilemektedir.

Bedensel İmaj ve Benlik Saygısı

Kızlarda adölesan dönemi boyunca bedensel imajlar ve benlik saygısı arasında ilişki olduğunu gösteren oldukça çok literatür bulunmaktadır. Araştırmalardan elde edilen bulgular, bedensel görünüm ve kilo açısından memnuniyetsizliği olan kızların diğerlerine göre daha düşük benlik saygısına sahip olduklarını göstermektedir(Fabian ve Thompson,1989; Martin, Hausley, McCoy ve Greenhouse, 1988; Wood, Becker ve Thompson, 1996). Rosemberg’in Benlik Saygısı Ölçeği (Rosenberg Self-Esteem Scala-Rosemberg, 1965)ve Coopersmith’in Benlik Saygısı Envanteri (Coopersmith Self-Esteem Inventory-Coopersmith, 1967) kullanılarak yapılan çeşitli araştırmalarda buluğa erken ve geç giren kız adölesanların benlik saygısı ölçümlerinde farklılıklar elde edilmiştir. Araştırmalarda beden imajına ilişkin hislerle benlik saygısının düzeyi arasında ilişkinin olduğu ortaya konmuştur(Harter, 1999). Kişinin bedensel algısı kız adölesanlarda benlik saygısının kestirilmesine yardımcı olmaktadır(Williams ve Currie, 2000).

Ergenlik Zamanı ve Benlik Saygısı

Ergenlik zamanı ve benlik saygısına ilişkin bugüne kadar yapılan birçok araştırma vardır. Ancak elde edilen bulgular farklılık göstermektedir ve kesin bir sonuç ortaya koymamaktadır (Alsaker, 1995). Bu araştırmalardan bir çoğu ergenlik zamanı ile global benlik saygısının ilişkisini ortaya koymada başarısız olmuştur. Örneğin, Simmons, Blyth, Van Cleave ve Bush (1979) tarafından uzunlamasına yapılan araştırmada ergenlik zamanı ile global benlik saygısı arasında ilişki bulunmamıştır. Benzer sonuçlar Garwood, ve Allen, 1979; Silbereisen, Petersen, Albrecht ve Kracke(1989)’in araştırmalarında da elde edilmiştir. Ancak bazı araştırmacılar erken olgunluk ve düşük benlik saygısı arasında anlamlı ilişkiler olduğunu gösteren deliller elde etmişlerdir(Alsaker, 1992). Bununla beraber Norveç kız adölesanlarla yapılan araştırmada (Wichstrom, 1998) geç olgunlaşanlarda da düşük benlik saygısının görülebileceğine ilişkin bulgular elde etmiştir(Williams ve Currie, 2000).

Ergenlik Zamanı, Benlik Saygısı Arasında Dolaylı Bir Faktör Olarak Bedensel İmaj

Araştırmalarda ergenlik zamanı ve benlik saygısı arasında anlamlı ilişkiler olduğunu gösteren bulgular elde edilmiştir. Ancak bu ilişki dolaylı bazı faktörlerden etkilenmektedir. Tobin-Richards ve Kavrel(1984)’in yaptığı araştırmada ergenlik zamanında ve düşük benlik imajına sahip olan kızlarda benlik saygısı ve ergenlik zamanı arasındaki ilişki kilo, kilodan memnuniyet ve bedensel imaj faktörleri etkili olduğu görülmüştür. Yinene Alsaker(1992)’in uzunlamasına yaptığı çalışmada da benzer şekilde erken olgunlaşan kızlarda düşük benlik saygısı, dolaylı olarak aşırı kilolarla ilişkilendirilmiştir. Buna karşın Wichstrom’un 1998’de yaptığı araştırmada genç ergenlikte görünüm açısından algılanan ya da gerçek kilo ile düşük kendini kabul arasında ilişki kurulamamıştır. Ergenlik zamanı, bedensel imaj ve benlik saygısının düzeyine ilişkin elde edilen bu farklı bulgular yaşantıdaki kültürel farklılıklar ve fiziksel gelişimin kültürler arası farklılığından kaynaklanabilir. Araştırmaların çoğunun Amerika Birleşik Devletlerinde yürütülmesi, buna karşın Avrupa ülkelerinde bu konuda sınırlı sayıda araştırmaların olması, ABD’den elde edilen bulguların diğer ülkelere genellenmesini tehlikeli kılmaktadır(Williams ve Currie, 2000).

Ancak bazı çalışmalar ırksal farklılıkların çok önemli olmadığına ilişkin bulgular sunmaktadır. Bu çalışmalardan bir kaçı aşağıda verilmiştir. Adölesan dönemi boyunca başetme stratejilerine ilişkin en önemli değişken benlik saygısıdır. Benlik saygısı ile ilgili araştırmalarda zenci Amerikalı adölesanlar ile beyaz Amerikalılar arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir(Wade, 1991; Zimmerman, Copeland, Shape ve Dielman, 1997; Maton ve ark., 1996; Phinney, Cantu ve Kurtz, 1997). McCreary, Slavin ve Berry(1996)’e göre kendi azınlık kişiliklerine ilişkin olumlu tutumlara sahip olan zenci Amerikalı adölesanlar olumsuz değişimlerden, iç ve dış baskılardan kendilerini korumuşlardır. Benlik saygısının cinsiyet farklılıkları ile ilgili elde edilen bulgular ise daha tutarsızdır. Bazı çalışmalarda (Mullis ve Mullis, 1997; Phinney ve ark.,1997) benlik saygısının düzeyi ile cinsiyet arasında anlamlı farklar bulunmamasına rağmen birçok çalışmada (Gordon ve Caltabiano, 1996; Martinez ve Dukes, 1991; Phinney ve ark., 1997; Zimmerman ve ark., 1997) erkek adölesanların kız adölesanlara göre daha yüksek benlik saygısına sahip olduklarına ilişkin anlamlı bulgular elde edilmiştir(Chapman ve Mullis, 2000).

Çeşitli araştırmalar benlik saygısının başetme stratejisinin önemli bir değişkeni olduğunu ortaya koymuştur. Örneğin araştırmalar yüksek benlik saygısına sahip adölesanların düşük benlik saygısına sahip olanlara göre sorunlarla daha iyi başettiklerini göstermektedir(Moos, 1990).

Bu bölümde adölesanların benlik saygısı ile ilgili araştırma bulgularından bahsedilecektir. Bu araştırmaların bir kısmında global benlik saygısı ile diğer değişkenler ele alınırken, bir kısmında da benlik saygısının bazı boyutları ile diğer değişkenler ele alınarak yapılmıştır. Bu araştırmalardan Bolden ve Williams(1995)’in, düşük benlik saygısı korunmasız seksüel aktivitelerde ve hamile adölesanlarda önemli bir faktör olarak ortaya çıktığı, araştırmanın amacının bekar hamile adölesanların benlik saygısını belirlemeye yönelik olduğu vurgulandığı pilot çalışmada, Kültürlerüstü Benlik Saygısı Envanteri(The Culture Free Self-Esteem Inventory-CFSEI) ile 19 hamile gencin benlik saygısını ölçme ve onlar hakkındaki demografik bilgi edinme amacıyla da araştırmacı tarafından geliştirilen demografik anket kullanılmıştır. Benlik saygısı envanterinin sınıflamasına göre orta düzeydeki benlik saygısının ortalama toplam norm puanı 16.4 dür. Global benlik saygısının normu ortalama 6.31, akademik benlik saygısının normu ortalama 3.68, anne babayla ilgili benlik saygısının normu ortalama 3.37 ve sosyal benlik saygısının normu ortalama 3.15 dir. Bu çalışmada hamile gençlerin benlik saygısı, ölçeğin genel nüfus normlarından daha düşük olmadığı görülmüştür.

Bir başka araştırmada 11 yaşında okul çağındaki İskoç kızlardan alınan örneklemde benlik saygısı, ergenlik zamanı ve bedensel imaj arasındaki ilişki incelenmiş, veriler uluslararası sağlık örgütünün ülkelerde yaptığı ve özellikle İskoçya’ya yönelik incelemelerinden elde edilmiştir. 11-13 yaş grubundaki erken olgunlaşan ve zayıf bedensel imajı(beden ölçüsü ve fiziksel görünüm açısından) olan çocukların düşük benlik saygısının olduğu rapor edilmiştir. Ayrıca bu yaş grubunda ergenlik zamanı ile fiziksel imajın dolaylı olarak benlik saygısıyla ilişkisi olduğuna dair delillerde sunulmuştur. 13 yaş grubundakilerde de beden ölçüsü ile zayıf bedensel görünüş algısının düşük benlik saygısının kestiricisi olduğu rapor edilmiştir. Sonuç olarak ergenlik zamanı, bedensel imaj ve benlik saygısını etkilemektedir(Williams ve Currie, 2000).

Benlik saygısının cinsiyet ve yaş değişkenleri ile ilişkisini araştıran bir çalışmada Chubb ve Fertman(2000) 9. Sınıftan 12. Sınıfa benlik saygısının değişip değişmediğini ve benlik saygısının cinsiyete göre farklılık gösterip göstermediğini ve aynı şekilde lise öğrenimi boyunca öğrencilerdeki değişimi, ANOVA yöntemi kullanılarak yapılan analiz sonunda iki cinsiyet arasında önemli farklar olduğunu ancak sınıf düzeyinde bu faklılığın olmadığı ayrıca cinsiyet ve yaş değişkenlerinin birbirini önemli şekilde etkilemediği görülmüştür. Erkek lise öğrencilerinin kız öğrencilerden daha yüksek benlik saygısının olduğu görülmüştür. Bu çalışmanın sonuçları göstermektedir ki lise öğrencilerinin dört yıldan daha uzun bir süre öğrencilerin benlik saygısı puanları önemli bir değişikliğe uğramamaktadır. Bu sonuç diğer araştırmalarda elde edilen “benlik saygısı zamanla değişmemektedir”(Brack, Orr ve Ingersoll, 1988; Savin-Williams ve Demo, 1984; Wylie, 1979) bulgusuyla paralellik göstermektedir (Chubb ve Fertman, 1997).

Başetme stratejileri ve benlik saygısında ırksal farklılıklar 7-12. sınıflardaki 361 erkek ve kız adölesan üzerinde incelenmiştir. Başetme stratejileri ACOPE (Adolescent Coping Orientation for Problem Experiences- Patterson ve McCubbin, 1986) ile ölçülmüştür. Benlik saygısı ise Coopersmith(1987)’in Benlik Saygısı Ölçeği ile ölçülmüştür. Adölesanların başetme stratejilerinde ırksal farklılıklarla ilgili çoklu varyans analizleri, duyguları açığa vurma, farklılık arama, kendine güvenin gelişimi, sorunlardan kaçınma, manevi destek arama, yakın arkadaş, arzulanan faaliyetler, aile sorunları ve gevşeme değişkenlerini Kafkas adölesanlara göre daha fazla kullanmaktadır. Ancak buna rağmen benlik saygısı ile başetme stratejileri arasında ırksal farklılıklar açısından anlamlı bir farklılık bulunamamıştır.

Gençlerde madde bağımlılığı, erken cinsel ilişki, yeme bozuklukları ve intihar eğilimleri gibi davranışların düşük benlik saygısıyla ilişkisi olduğu genellikle kabul edilmektedir. Bu soruna yönelik yapılan bir çalışmada(McGee ve Williams, 2000) 9-13 yaşları arasındaki çocukların akademik ve global benlik saygıları ile 15 yaşındaki Yeni Zellanda’lı oldukça büyük örneklem grubundaki gençlerin madde bağımlılığı, erken cinsel ilişki, yeme bozuklukları ve intihar eğilimleri gibi davranışlar arasındaki kestirimci ilişki incelenmiştir. 9-13 yaşlarındaki çocukların global benlik saygısının düzeyleri gençlerin yeme bozuklukları, intihar eğilimi ve çeşitli sağlık sorunlarını kestirmede başarılı olmuştur. Fakat benlik saygısının düzeyleri daha sonra madde bağımlılığı ve erken cinsel ilişki sorunlarını kestirmede başarılı olamamıştır.

Bir başka çalışmada Lanz, Iafrate, Rosnati ve Scabini(1999) normal, ayrılmış ve evlat alınmış ailelerde aile çocuk etkileşiminin gençlerin benlik saygısı ile ilişkisini incelemişlerdir. 11-17 yaşları arasındaki 450 gence Barnes ve Olson’un Aile-Adölesan İletişim Ölçeği (Parent-Adolescent Communication Scala), Rosenberg’in Benlik Saygısı Ölçeği ve bazı sosyal ve demografik ölçek ifadeleri verilmiş ve veriler bu şekilde elde edilmiştir. Bulgular, ayrılmış ailelerdeki gençlerin akran gruplarına göre anne babalarıyla ilişkilerinde daha çok sorun yaşadıkları, evlatlık çocukları olan aileler öz çocuklara sahip ailelere nazaran daha olumlu ilişkiler gösterdikleri, bununla beraber evlatlıkların diğer iki adölesan grubuna göre daha düşük benlik saygısına sahip oldukları görülmüştür. Normal ailelerin çocuklarıyla etkileşimi ile benlik saygısı arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Diğer iki aile tipinde ise ilişki bulunamamıştır.

Erken adölesan döneminde etnik kimliğin benlik saygısı, kendini yetkin görme ve toplumun öngördüğü davranışlar sergileme değişkenleri ile ilişkisini ortaya koymaya yönelik yapılan bir çalışmada Smith, Walker, Fiels, Brookins ve Seay(1999) farklı etnik gruplara ait 11-13 yaş ranjından 1 erkek 1 kız adölesanı örneklemlerine almışlardır. Yapısal eşitleme modelinin kullanıldığı çalışmada bir çok yapının gizli ilişkileri ve bunların karşılaştırmalı ilişkilerine araştırılmıştır. Benlik saygısı ve etnik kimlik faktörlerinin ilişkili olduğu ve toplumsal davranışlar üzerinde yetkinliğin dolaylı etkisinin olduğunu vurgulamışlardır. Bulgular, etnik kimlik ve benlik saygısının ayrı şeyler olduğu fakat genç insanların algılarına, yeteneklerine, akademik başarılarına mesleklerin anlamını çözmede ve amaçlara ulaşmada toplumsal davranışların değerini anlamaya yardım edici olması bakımından birbiriyle ilişkili olduğu görülmüştür.

Çin Çok Yönlü Mükemmellik Ölçeği(Chinese Host Multidimensional Perfectionism Scala)’ nin geçerliliğini, benlik saygısını ve psikolojik sorunları kestirme konusunda Cheng, Chong ve Wong; a)Çin Çok Yönlü Mükemmellik Ölçeğinin faktör yapıları ve psikometrik özelliklerini ve b)benlik saygısı ve depresyon, anksiyete ve stres semptomları gibi psikolojik sorunlara ait alt ölçeklerinin kestirme gücünü ve ilişkisini bulmayı amaçladıkları ve 13- 18 yaşları arasından HongKong’tan 947 Çin’li gencin katıldığı çalışmada, başlangıçtaki altı faktörün beşe indiği, ölçeğin tümünde ve alt ölçeklerde iç tutarlılığın olduğu; “hatalardan dolayı kaygılanma” ve “eylemleri hakkında şüphe etme” faktörleri, benlik saygısı ve psikolojik sorunların çelişkilerinin bir çoğunu açıkladığı görülmüştür.

Kanser tedavisi gören ve bu tedaviden ayrılan İsveçli çocuk ve adölesanlarda benlik saygısı, depresyon ve anksiyete arasındaki ilişkiyi inceleyen Von Essen, Enskar, Kreuger, Larson ve Sjoden(2000) 35’i kanser tedavisinden ayrılan ve 16’sı bu tedaviye devam eden 51 İsveçli çocuk ve adölesanın katıldığı bir çalışma yapmışlardır. Bu çalışmada I Think I Am(ITIA), Çocuk Depresyon Ölçeği (Children’s Depression Inventory- CDI) ve Çocuklar için Yeniden Uyarlanmış Açık Anksiyete Ölçeği (Revised Children’s Manifest Anxiety Scala-RCMAS) ölçme araçları kullanılmıştır. Sağlıklı İsveç çocukları için ortaya konan normlarla tedaviye devam eden çocuk ve adölesanların benlik saygılarının düzeyleri, depresyon ve anksiyeteleri sağlıklı çocuklarla karşılaştırılmıştır. Her ne kadar tedaviden ayrılan çocuk ve adölesanların depresyon ve anksiyete düzeyleri yüksek, kendilerini psikolojik açıdan iyi olma düzeyleri sağlıklı İsveç çocuklarından daha düşük ve ayıca, yüksek depresyon gösteren 7 çocuktan altısı da tedaviyi bırakan çocuklardan oluşmaktadır. Bulgular, tedaviye devam eden çocuklara nazaran tedaviden ayrılan çocuklarda psikolojik sorunların artma riski ile ilişkili olduğunu ortaya koymuştur.

Dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu (Attention-Deficit/Hyperactivity Desorder-ADHD) özel eğitimi alan çocukların benlik saygısı; kişilik bozuklukları ile ilaçla tedavinin ilişkisi konulu ve çalışma grubundaki bireylerin benlik saygılarının düzeyini tespit etmek, sosyo-demografik faktörler düzenlendiğinde düşük benlik saygısının diğer değişkenleri kestirme gücünü tanımlama ve ilaçla tedavi yoluyla benlik saygısının nasıl değiştiğini incelemek için Bussing, Zima ve Perwien(2000) tarafından bir çalışma yapılmıştır. Bu çalışmada özel eğitim programındaki çocukların 1995 öğretim yılında %73 katılım oranı ile 143 ADHD’si olan öğrencinin Piers-Harris’in Benlik Kavramı Ölçeği’ne verdikleri cevaplardan benlik saygıları tespit edilmiştir. Ayrıca çok sayıda uzman ve standart ölçme araçlarıyla kişilik bozuklukları ve ilaçla tedavi hakkında veriler elde edilmiştir. Bulgular, benlik saygısı puanlarının orta düzeyde olduğunu göstermektedir. Bununla beraber AHDH ve kişilik bozuklukları olan çocukların benlik saygısı puanları özellikle anksiyete ve popülerlik alanlarında yalnızca AHDH’si olan veya engelli çocuklara göre daha düşük bulunmuştur. Genç hasta gruplarında ilaç kullanımı benlik saygısı puanları ile ilişkili bulunmamıştır.

Görme bozukluğu olan adölesanların benlik saygısı ve sosyal destek konulu yapılan bir çalışmada (Huurre, Komulainen ve Aro, 1999) Fin okullarına devam eden görme bozukluğu olan(hiç görmeyen veya az gören) 115 adölesanın ve 607 aynı sınıf düzeyindeki görme sorunu olmayan adölesanın kontrol grubuna alındığı çalışmada, görme bozukluğu olan adölesanlar kendileri hakkında hazırlanan bilgi anketini doldurmuşlardır. Bu çalışmada görme bozukluğu olan ve olmayan adölesanların benlik saygıları arasında bir fark olmadığı gözlenmiş ve görme bozukluğu olan adölesanlarla normal adölesanlar arasındaki ilişkilerin görme bozukluğu olan adölesanların benlik saygısının artmasına katkı sağladığı tespit edilmiştir.

Daha önce yapılan çalışmalar benlik saygısının kekeleyenlerin kliniksel tedavisinde önemli bir faktör olduğunu ortaya koymaktaydılar. Bu çalışmada (Yovetich ve Leschied, 2000) kekeleyen 25 ilkokul çağı çocuğunun benlik saygısı incelenmiştir. 1992’de geliştirilen kültürler üstü benlik saygısı envanterinin ikinci baskısının normatifleriyle ilkokul çağı kekeme çocukların benlik saygıları karşılaştırıldığında önemli bir farkla karşılaşılmamıştır.

Bir başka çalışmada şişman kız adölesanların beden imajları ile normal ve zayıf kız adölesanların beden imajlarını kontrol etme düzeyleri karşılaştırılmıştır. Ulusal Adölesan Sağlığı vaka incelemesi çalışmasına katılan kız adölesanlar analiz için seçilmiştir. Depresyon, benlik saygısı, okul bağımlılığı, aile bağımlılığı, toplumsal duyarlılık, özerklik, koruyucu faktörler ve sınıf değişkenleri çok yönlü varyans analizi(MANOVA) ile şişman kız adölesanlar ile normal ve zayıf kız adölesanlar arasında fark olup olmadığı analiz edilmiştir. Stepdown F testi ve ayırıcı görev katsayıları genel farklılığa etki eden özel faktörlerin gücü ile ilgili bilgi elde edilmiştir. Yapılan Manova psikososyal faktörleri içeren alt gruplar arasında anlamlı farklar ortaya çıkarmıştır. Zıt farklılıklar açısından tanımlanan sınıfta benlik saygısı pozitif yönde bir farkı ortaya koymuştur. Bedensel imaj algıları kontrol altına alındığında çok yönlü grup farklılıkları yine de görünmüştür. Bulgular, şişman kız adölesanlar düşük benlik saygısından şikayet etmektedir ve bu durum bedensel imajla açıklanabilir(Pesa, Syre, Jones, 2000).

Lise öğrencilerinin yeme bozukluğu, depresyon ve benlik saygısı konulu yapılan bir çalışmada (Tomori ve Rus-Makovec, 2000) düzenli yemek yememe davranışının ana risk faktörlerinin açıklanması amacıyla psikolojik özellikler ve bazı psikososyal ilişkiler incelenmiştir. Zung’un Kendini Dereceleme Depresyon Ölçeği (Zung’s Self-Rating Depression Scala) ve Rosenberg’in Benlik Saygısı Ölçeği (Rosenberg’s Self-Esteem Scala) kullanılmıştır. Kız ve erkekler; kilolarıyla ilgili hoşnutluğu, kilo verme etkinlikleri ve içkili yeme sıklıkları ile ilgili olarak karşılaştırılmıştır. Alkol bağımlılığı ve diğer uyuşturucu bağımlılığı, intihar düşüncesi, intihar eğilimleri ve aile ilişkileri ile benlik saygısı ve depresyon düzeyleri karşılaştırılmıştır. Bulgular, kız ve erkekler arasında kendi kilosundan memnun olanlarla olmayanlar arasında, sık içkili yemek yiyenlerle yemeyenler arasında anlamlı farklar bulunmuştur.

Meldelson ve arkadaşları(2000) tarafından yapılan araştırmada ortaöğretim çağındaki öğrencilerde benlik saygısı ve bedensel imaj değişkenleri incelenmiştir. Bedensel imaj, kilo, dış görünüm ve başkalarının görünüşü ile ilgili değerlendirmeleri alanlarından oluşmuştur. Kilolu olduğunu düşünen adölesanların global benlik saygı düzeylerinin, görünüm ve kilo memnuniyetlerinin düşük olduğu görülmüştür. Araştırmada adölesanların üç alanda ifade edilen bedensel imajlarına ilişkin olumlu algıya sahip olmalarının yüksek kendine değer verme ile pozitif yönde ilişkili olduğu belirlenmiştir.

Asya, pasifik-İslanda örneklemindeki adölesanlardaki benlik saygısının değişimi konulu yapılan bir çalışmada (Miyamoto, Hishinuma ve Nishimura, 2000) adölesanlar arasında global benlik saygısının; yaş, cinsiyet ve etnik olarak Havai’li, kısmen Havai’li yada Havai’li olmama, kendi gelişmişliğini değerlendirme(self-reported grades-SRG) ve sosyo-ekonomik statü (socioeconomic status-SES) açısından değişimi incelenmiştir. Yaşlı olma, erkek olma, Havai dışından olma, yüksek SRG’ye sahip olma veya yüksek SES’de olmanın yüksek benlik saygısı ile ilişkisi olduğu varsayılmıştır. 698 lise öğrencisi demografik maddelere cevap vermiştir. 10 madde Rosenberg’in benlik saygısı envanteri ile ilişkilidir. Bulgular, erkek adölesanlar kız adölesanlara göre daha yüksek benlik saygısı göstermiştir. SRG ve SES açısından da benlik saygısı farklılık göstermiş olup yüksek SRG ve SES’e sahip olanların yüksek benlik saygısı gösterdikleri görülmüştür. Etnik özelliklerde global benlik saygısı ile ilişkili bulunmuştur.

Erkek adölesanlarda bedensel imaj ve bedensel imajı değiştirme metotlarında ailenin, arkadaşların ve medyanın rolü hakkında yapılan bir çalışmada(Ricciardelli, McCape ve Banfield, 2000) erkek adölesanlarda bedensel imajı etkileyen sosyo-kültürel faktörler incelenmiştir. Araştırmada 12-13 yaş grubundaki yirmi 7. sınıf öğrencisi ile 14-15 yaş grubundaki yirmi 9. sınıf öğrencisi ile görüşülmüştür. Ailelerin, kardeşlerin, arkadaşların ve medyanın bedensel imaja etkileri değerlendirilmiştir. Bulgular, erkek adölesanların yaklaşık üçte biri bedensel imaja ilişkin hislerde bu gruplardan en az birinin etkili olduğunu söylemişlerdir. Özellikle annelerden ve kız arkadaşlardan alınan geribildirimlerin, babalardan ve erkek arkadaşlardan alınan geribildirimlere göre olumlu bedensel imaj geliştirmede daha etkili olduğu görülmüştür. Yine medyanında bedensel memnuniyette ilgili olduğu özellikle beden ölçüleri ve şekil açısından bedensel imajı etkilediği belirlenmiştir. Yine erkeklerden ve kızlardan alınan sosyo-kültürel mesajlar arasındaki benzerlikler ve farklılıklar tartışılmıştır. Elde edilen bulgular erkek adölesanlarda sağlıklı benlik imajını güçlendirmek açısından irdelenmiştir.

Bu son bölümde çocukların benlik saygısını nasıl kuvvetlendirebiliriz? Sorusu http://accesseric.org/resources/parent/selfest.html adresinden ulaşılan teksle tartışılacaktır.

Benlik saygısı çocuğun gelişiminde önemlidir. Birçok aile çocuklarının sağlıklı benlik saygısının olmasını ister. Ülkedeki okulların amaçlarında da benlik saygısı önemli bir hedeftir. Çoğu gözlemci toplumdaki sorunların çoğunun temelinde düşük benlik saygısının yattığına inanır.

Benlik saygısı üzerinde 100 yıldır çalışılmasına rağmen uzmanlar ve eğitimciler benlik saygısının gelişimi ve doğası üzerine tartışmaya devam etmektedirler. Yine de çocuklar üzerinde önemli rol oynayan aileler ve diğer yetişkinlerin katı altyapı oluşturduklarını kabul ederler.

Benlik Saygısı Nedir? Aileler ile öğretmenler çocuklarının iyi bir benlik saygısının olması gerektiği konusunda karşılıklı konuştuklarında, genellikle benlik saygısının anlamının çocukların kendilerini iyi hissetmeleri anlamına geldiğini düşünürler. Genç çocuklarda benlik saygısının içerdiği anlam kendileri için çok önemli olan aileleri ve diğer yetişkinler tarafından beğenilen ve kabul edilen biri olmaktır.

Çocuklar için sağlıklı benlik saygısı hissinin kaynağı, kendileri için önemli yetişkinlerin kendilerini kabul etmeleri, umursamaları ve kendilerini iyi ve emin kişiler olarak bilmeleridir. Kendileri için önemli bu yetişkinler birbirlerinden ayrıldıklarında ve hiç bir şey olmadığı halde ortaya çıkan huzursuzluklar olduğunda bunun sebebi olarak kendilerini görürler. Çocuklar için düşük benlik saygısı demek kendileri için önemli olan yetişkinler tarafından umursanmayan, önemsenmeyen, beğenilmeyen, kabul edilmeyen, güvenilir ve iyi bir kişi olarak bilinmeyen anlamına gelmektedir.

Çocukluluğun erken yıllarında benlik saygısının gelişiminde kendileri için önemli olan yetişkin ve yaşam alanlarındaki diğer önemli kişiler sayesinde değerli özelliklere sahip olduklarına inanırlar. Örneğin, atletik olmanın önemli olduğu ve atletik olmaya teşvik edilen bir aile ve toplumda, atletik başarıları olan bir çocuğun benlik saygısı muhtemelen yüksek olacaktır. Buna karşın atletik becerileri olmayan ve bu konuda beceriksizlikle eleştirilen çocukların benlik saygısı ise muhtemelen düşük olacaktır.

Benlik saygısının dayandığı kriterler, aileler, topluluklar, ırklar ve kültürel topluluklara göre farklılık göstermektedir. Örneğin bazı gruplar kız ve erkek çocukları fiziksel görünüşleri ile değerlendirebilir bazıları başka şekilde değerlendirebilir. Basma-kalıp durumlar, önyargılar ve ayrımcılık faktörleri çocuklar arasında düşük benlik saygısına neden olabilir.

Çocukların benlik saygısı hissinin sağlıkla gelişmesine nasıl yardım edebiliriz? Benlik saygısının altyapısı, yaşamın ilk yıllarında çocuklar için güvenilir yetişkinlerdir. Çocuklar gülümsediklerinde ve çığlıklar attıklarında yetişkinlerin kendilerine anlaşılır şekilde karşılık verdiklerinde bebekler sevildikleri ve değer verildikleri hissini öğrenirler. Çocuklar sevgi hislerine kendilerine bakıldığı için kabul edildiklerini bu sayede sevildiklerini düşünerek varırlar. Genç çocuklar temel ihtiyaçlarını karşılayan ve kendilerinden hoşlanan ailelerine ve diğer yetişkinlere güvenmeyi öğrendiğinde çocuklar kademeli olarak arzulanma, değer verilme ve sevilme duygularını hissederler.

Benlik saygısı aynı zamanda çocukların bir gruba ait olma hisleriyle ve bir grubun gereklerini yerine getirmeyle de ilişkilidir. Çocuklardan okul öncesi yıllarında da içinde büyüdüğü aile ve topluluğun kurallarını benimsemeleri ve kendilerini kontrol etmeleri beklenir. Ayrıca bu gruplar bir gruba ait olma hissini sağlamada yardım ederler. Önemli bir nokta olarak çocukların benlik saygısının gücü, aldıkları aşırı övgü ve dalkavukluktan dolayı değildir.

Çocukların sağlıklı benlik saygısı hislerini kuvvetlendirmek ve desteklemek için aşağıdaki noktalar yararlı olabilir.

Sonuç olarak çocuklara saygılı davranarak, onların görüşlerini alarak ve düşüncelerini dikkate alarak ve onların değerlendirmelerini takdir ederek çocukların benlik saygılarının artmasında aileler önemli rol oynarlar. Ebeveynler çocuğun gelişmesinde benlik saygısının önemli bir yeri olduğunu akılda tutmalıdırlar.

 

Ai Güllü GÜTEF Eğitim Bilimleri Böl. Beşevler-Ankara-Tr.
Tel:+90 54 407 80 Fax: +90 312 212 0059
Email1:
webmaster@aligullu.freeservers.com
Email2: yagmur@tef.gazi.edu.tr
Ana Sayfa